Büyük Potansiyelin Harcandığı Oyun: Biomutant İncelemesi

51 okunma

Biomutant kimileri tarafından uzun zamandır heyecanla beklenen bir oyundu. Oyunu büyük bir heyecanla beklemesem de son zamanlarda izlediğim oynanış videolarıyla heyecanlanmıştım ancak biraz hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Bunu aşağıda aktaracağım ancak ondan önce oyun hakkında biraz bilgi versek iyi olacaktır. Aksiyon rol yapma oyunu olan Biomutant, ilk kez 2017’de duyurulmuştu ve duyurulmasından bu yana birçok kez ertelenen oyun, 25 Mayıs’ta çıkışını gerçekleştirdi. Experiment 101 firmasının geliştirdiği, THQ Nordic’in ise yayıncı koltuğunda oturduğu Biomutant’ın fiyatı ise 299 TL. Türkiye fiyatı açıkçası bana biraz pahalı geldi. Türkiye’de bu fiyata çok oyuncu bulacağını pek zannetmiyorum ancak ilerleyen aylarda Xbox Game Pass gibi abonelik servislerine gelirse o zaman bir oyuncu kitlesi yakalayabilir. Ayrıca hatırlatmam da fayda var oyun EA Play Pro’da var ama onun da fiyatı malum…

 

Biomutant Oyununun Hikayesi

Dünyada bir salgın var her yer hastalıklarla dolu. Dünyaya yaşamı veren yaşam ağacı bir doğal afet sonrasında toprağa karışan zehirli petrol ile ölüyor. Yaşam ağacının temelde 5 tane kökü var ve bu 5 kök farklı yaratıklar tarafından tehdit altında. Bu yaratıklar dışında 6 tane de kabile var ve bu kabilelerden 3 tanesi yaşam ağacını iyileştirmek ve dünyanın doğal dengesini yeniden kurmak istiyor. Diğer 3 tanesi ise yaşam ağacının durumundan faydalanarak bölgelerini ve güçlerini genişletmek istiyor. Biz ise burada seçimlerimizle oyunu etkiliyoruz ve iyi mi kötü mü tarafta olacağımızı seçebiliyoruz.

Yaşam ağacının köklerine giderek oradaki yaratıklarla mücadele edip yaşam ağacını kurtarabilir ya da daha kötüsünü yapabiliriz. Bu yolculuk sırasında birçok kabile savaşına da denk geliyoruz. Katıldığımız kabilelerle düşman kabile yerleri ile savaşıyor ve outpost’larını ele geçiriyoruz.

 

Tam Anlamıyla Bitmemiş Bir Oyun

Yukarıda Biomutant oyununun gelişim aşaması ve hikayesinden birazcık bahsettim. Şimdi daha çok kişisel yorumlara ve benim oyun deneyimimi anlatacağım. Oyuna giriş yaparken ilk olarak karakterimizi yaratıyoruz ve birincil silahımı seçiyoruz. Karakterimizi ve özelliklerini seçtikten sonra oyuna dalıyoruz. Oyunda bize sürekli bir anlatıcı eşlik ediyor ve diyaloglardan, hikayeden ve durumdan bahsediyor. Bu anlatıcı her ne kadar iyi düşünülmüş olsa da bazı yerlerde sinir bozucu olabiliyor. Oyunun ilk saatlerinde o kadar gereksiz yere kesiliyor ki oyun, tam aksiyona ya da keşfetmeye çıkacaksınız birden bire cutscene  giriyor. Ben oyunları biraz daha kendim keşfetmekten yanayım o yüzden başlangıçta oyun bana çok akıcı gelmedi yani oyunun atmosferine kapılamadım.

Oyunda bir anlatıcı olduğundan bahsetmiştim ancak bu anlatıcı ses de beni oyunun içine o kadar çok sokmadı. Hikayeden bahsederken ve diyaloglarda gelen bu arka ses bence çok başarılı olmamış. Burada bu anlatıcı ses ve çevrenin uyumu tam anlamıyla yakalanmadığı için de olabilir bu. Ara sahneler tam anlamıyla oturmamış havada kalıyor biraz.

biomutant combat

Oyunun ilk birkaç saatinde akıcılık olmasa da daha sonraki saatler biraz daha açılıyor ve dövüş sisteminde çeşitlilik arttıkça daha keyif verici oluyor. Yaptığınız seçimler ve katıldığınız kabilelerle birlikte bir yolculukta olduğunuzu hissediyorsunuz. Oyunun ilk saatlerinde birbirinden farklı yaratıklarla karşılaşıyorsunuz. Buradaki bu çeşitlilik hoşuma gitti ancak diğer kabilelerdeki düşmanlar çok sıradan geldi. Oyunu normal zorlukta oynadım ve yaratıklar dışında diğer düşmanları çok kolay bir şekilde öldürdüm yani bir tutarsızlık var gibiydi.

Oyunda eksik kalan yanlardan biri ise karakterimizi tam anlamıyla hissetmememiz. Bunun dışında NPC’ler de hayvan diliyle konuşuyor ve olayı anlatıcı bize aktarıyor ama bu beni hikayenin içine çekemedi. Bu oyun hep kötü şeyler mi yaptı yok mu iyi yaptığı şeyler diyor olabilirsiniz. Oyunun hikayesi ve açık dünyası gerçekten hoş. Geçmişe döndüğümüz, küçüklüğümüzü yaşadığımız bölümler de bir o kadar güzel ve duygusal geldi bana. Bunlar dışında oyunda yer alan bulmacalardan da keyif aldım diyebilirim. Oyun, sizi bir yolculuğa çıkartıyor ve seçimler yaparak kendi yolunuzu çizmenize olanak sağlıyor ama mekanikler, vuruş hissi ve oyuncuyu tam içine çekemeyen ara sahneler potansiyeli büyük olan bu oyunu bir kafese hapsediyor gibi adeta.

Çevre Tasarımı, Çeşitlilik ve Açık Dünya Hoş ama Bu Mekanikler?

Biomutant’ın ilk birkaç saatinden sonra açık dünyayı tam anlamıyla keşfedebiliyorsunuz. Açık dünyanın tasarımını ve terk edilmiş şehir tasarımlarını genel olarak beğendim. Tasarımda Unreal Engine 4 izlerini görmek mümkün. Oyunu yaklaşık olarak 6 saat deneyimledim harita ne kadar büyük açıkçası bilmiyorum ama yeterli geldi. Dünyayı keşfederken karşınıza farklı olaylar ve görevler de çıkabiliyor. Bunlarla birlikte oyun ortalama 15 saat bir oynanışa sahipmiş. Oyunda karakterinizi geliştirirken yapacağınız şeyler oldukça çeşitli. Silahınızı, kıyafetinizi, mutasyon türlerinizi, karakter gelişiminizi ve yeteneklerinizi istediğiniz şekilde geliştirebiliyorsunuz. Aynı zamanda craft kısmı ile de istediğiniz silahları yapabiliyorsunuz. Bu anlamda oyun gerçekten keyif verici. Combatlarda farklı silahlar ve farklı skiller denemek gayet güzel.

biomutant mount

Her ne kadar bunlar güzel olsa da oyunun mekaniklerini çok sönük buldum. Bu mekaniklerden daha iyi ve vuruş hissini daha canlı hissettiren birçok bağımsız oyun oynamışımdır ama Biomutant bunu başaramamış. Oyundaki bu yetenek ve silah çeşitliliğini combat sırasında kullanırken tam anlamıyla keyif alamıyorsunuz çünkü vuruyor gibi hissedemiyorsunuz. Vuruş hissini daha canlı hissettirsin diye güzel animasyon yazı efektleri de eklenmiş ama o da yetmiyor.

Güzel güzel birçok yetenek ve geliştirme açmışsınız açık dünyada geziyorsunuz ve dost kabile savaşçıları bir yaratıkla savaşıyor. Silahınızı kuşanıyorsunuz ve olaya tam ortadan dalıyorsunuz. Şekilli hareketler ve combolarla yaratığa dalıyorsunuz ama sonunda yaratık öldüğünde o hazzı tam anlamıyla yaşayamıyorsunuz. Bir şeyler eksik kalıyor gibi…

Bir de yüzmeyi öğrendiğimi sanıp boğulmamı saymıyorum bile…

Biomutant Sistem Gereksinimleri

Oyunu GTX 1060, İ5 7500 ve 16 GB RAM olan bir bilgisayarda oynadım. En yüksek ayarlarda ortalama 50 FPS ile oynadım ancak bazen 40 FPS değerlerine düştüğünü gördüm.

Minimum:

  • İşlemci: AMD FX-8350 veta Intel Core i5-4690K
  • Bellek: 8 GB RAM
  • Ekran Kartı: GeForce GTX 960 veya Radeon R9 380
  • Depolama: 25 GB kullanılabilir alan

Önerilen:

  • İşlemci: AMD Ryzen 5 1600 veya Intel Core i7-6700K
  • Bellek: 16 GB RAM
  • Ekran Kartı: GeForce GTX 1660Ti veya Radeon RX 590
  • Depolama: 25 GB kullanılabilir alan

Biomutant inceleme puanı

Sonuç

Arkasında sadece 20 kişilik bir geliştirici ekibin olduğu Biomutant oyununa THQ Nordic keşke biraz daha yatırım yapsaydı diyorum. Bu oyun bağımsız bir oyun olarak çıksa ve çok kişi tarafından da bilinmese belki daha olumlu eleştiriler alabilirdi ama AAA oyun iddiası taşımaya çalışırken biraz sönük kaldığını düşünüyorum. Gerçekten bu kadar büyük potansiyele biraz daha yatırım yapılsaydı ve bazı yerler bu kadar havada kalmasaydı keşke. Oyunun dünyasının ve hikayesinin cezbedici bir özelliği var ama sizi oyun sonuna kadar götürmeye yeter mi bilmiyorum. Eğer almayı düşünüyorsanız şu an için beklemenizi öneririm çünkü Türkiye fiyatı bana göre pahalı. İndirimde veya abonelik sistemine geldiğinde oynamanız daha iyi olacaktır.

Oyunu deneyimleme fırsatınız olduysa oyun hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın! Ayrıca Biomutant oyununun Steam sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Metacritic yorumlarını ise buradan okuyabilirsiniz. Diğer inceleme yazılarımızı kaçırmamak için bizi takipte kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sonraki Yazı

E3 2021 ve Summer Game Fest Programı

E3 2021 hakkında bilmeniz gerekenleri bu yazıda topladık. Ayrıca E3 2021 hakkındaki tüm haberleri ve yeni çıkacak oyunların trailerlarını da E3 2021 Haberleri kategorimizden takip edebilirsiniz. Ayrıca Summer Game Fest ile ilgili detaylara da bu yazıda ulaşabilirsiniz. Bu yazı E3 2021’e kadar da bu yazı güncellenecektir.  E3 Nedir? E3(Electronic Entertainment Expo) her sene Haziran ayında […]

e3 2021 ve summer game fest 2021

Benzer Yazılar

Knockout City İncelemesi

Velan Studios’un geliştirdiği ve yayıncılığını Electronic Arts firmasının yaptığı Knockout City, rekabetçi türünde çok oyunculu bir yakar top oyunu. Oyun, bu sıralar piyasaya yeni bir rekabetçi oyun çok çıkmadığı için özellikle bu türü sevenlerin radarındaydı. Oyunu biz de dün ilk gününde deneme şansı yakaladık. Bu inceleme yazımızda oyunu detaylı bir şekilde değerlendireceğiz. İlk olarak Knockout […]

Assassin’s Creed Valhalla’nın İlk Genişletmesi Wrath of the Druids Çıktı

Assassin’s Creed Valhalla’nın ilk büyük genişletmesi olan Wrath of the Druids, 13 Mayıs’ta tüm mevcut platformlara çıktı. 9. yüzyıl İrlanda’sına yolculuk yapacağımız ve krallıklardan daha büyük bir güçle yüzleşeceğimiz, Assassin’s Creed Valhalla oyunun ilk genişlemesi olan Wrath of the Druids, Assassin’s Creed Valhalla Season Pass ile birlikte oyuncularla buluşuyor. Assassin’s Creed Valhalla, Xbox Series X\S, […]

Sevilerek Oynanan Roguelike Oyunu Hades PlayStation’a Geliyor!

2018’in Aralık ayında erken erişim olarak çıkan ve daha sonra 2020 yılında tam sürüme ulaşan Hades, son zamanların kuşkusuz en çok sevilen oyunları arasında. Son dönemlerde hem BAFTA’da hem Game Awards’da aldığı ödüllerle dikkat çeken oyun şu an sadece PC ve Nintendo Switch üzerinden oynanabiliyor. Son derece olumlu eleştiriler alan oyunun Metacritic puanı ise 93. […]